 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bubble | i., f. kabarcık, hava kabarcığı; değersiz ve göz boyayıcı herhangi bir şey; sahte hareket, gösteriş; kaynayış, kaynama; ... |
| | shortsighted | (s). miyop; ileriyi göremeyen, basiretsiz.... |
| | swing | f. (swung) i. sallanmak, salıncakta sallanmak; eksen veya reze üzerinde dönmek; salınarak ilerlemek (asker yürüyüşü); k... |
| | triweekly | z., s. üç haftada bir veya haftada üç kere (olan veya çıkan).... |
| | hospitality | i. konukseverlik, misafirperverlik.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | iç bulantısı | nausea.... |
| | kabadayılık etmek | to act with bravado. bluster. bully. hector. swagger.... |
| | bölücü | divisive. dividing. divider.... |
| | ışık | light. gleam. lamp. luminary. photo-. beam.... |
| | yemeklik | suitable for use in cooking.... |
|
|
|
 |
|
 |
|