 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sparrow | i. serçe, zool. Passer domesticus; serçeye benzer kuş. sparrow hawk atmaca, zool. Accipiternisus. English sparrow, ho... |
| | slide | i. kayma; kaydırak; üstünden kayılarak gidilen yer; heyelân, toprak kayması; projeksiyon makinalannda kullanılan resim... |
| | carl | (i). (iskoç). iri yarı adam; eski köylü, çiftçi.... |
| | hospice | i. özellikle rahipler tarafından idare edilen misafirhane; darülaceze.... |
| | bezoar | i. geviş getiren hayvanların mide ve bağırsaklarında meydana gelen ve eskiden panzehir olarak kullanılan taş; (eski) pan... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hurdalık | junkyard.... |
| | ban | British Approved Name.... |
| | yoklama | call. roll call. calling of a roll. examination. feeler. frisk. inspection. probative experience. search. survey. test.... |
| | tabiiyet | nationality. citizenship. dependance.... |
| | model | A representation of a set of components of a process, system, or subject area, generally developed for understanding, an... |
|
|
|
 |
|
 |
|