| English | Türkçe | | anagoge | (i). bâtıni tefsir.... |
| | eggbeater | (i). yumurta çırpma teli.... |
| | catechumen | (i). din eğitimi gören kimse, ilmihal öğrencisi.... |
| | atrois | (Fr). üç kişilik.... |
| | labor | (İng.) labour (f.) çalışmak, çabalamak; uğraşmak, emek vermek, sıkıntı çekmek, güçlükle ilerlemek; (den.) denizlerde ç... |
| | certain | (s)., (i). katı kesin; emin, kaçınılmaz; muhakkak, şüphesiz; belirli, muayyen, kararlaşmış; güvenilir, itimada şayan; b... |
| | bounden | s. mecbur, mecburiyet altında olan, zorunlu; mecburi.... |
| | reason | (i.) sebep, neden, illet; delil, tanıt; akıl, fikir, idrak, anlayış, aklıselim; mantık; hak, insaf, adalet. bring to re... |
| | without | (edat), z., i. -sız, -meyerek, -meden, -meksizin, hariç; dışında; z. dışarıda; i. dış. without fear korkusuz. without ta... |
| | b.o | kıs brought over |
|
|