| English | Türkçe | | hearse | (i). cenaze arabası.... |
| | chant | (i)., (f). şarkı, şarkı söyleme; tilavet; (müz). nağme; monoton bir melodi; monoton ses tonu; (f). şarkı söylemek; şar... |
| | w. | kıs. Wales, Wednesday, Welsh, West, Western, Work.... |
| | venturous | s. gözüpek, atılgan, cesur, cüretli; riskli, tehlikeli. venturously z. atılganca cesaretle. venturousness pervasızlık... |
| | divot | (i). golf sopasıyla acemice vurarak kökünden kopartılan çim parçası.... |
| | perfect | s., i. tam, mükemmel; kusursuz; iyice öğrenilmiş (ders); bot. olgun; aynı çiçekte hem erkeklik hem dişilik uzvu olan, t... |
| | discredit | (f). itibardan düşürmek, kötülemek; şüpheye düşürmek, güvenini sarsmak; inanmamak, kulak asmamak, itimat etmemek.... |
| | pubescence | i. erginleşme, buluğa erme; biyol. hayvan veya bitki üstünde bulunan ufak tüyler. pubescent s. ergin, erin, buluğa erm... |
| | rampant | s. sınır tanımayan, başıboş; yaygın; şahlanmış, şaha kalkmış.... |
| | pan | tembul yaprak |
|
|