| English | Türkçe | | light | f. (-ed veya -lit) yakmak tutuşturmak; aydınlatmak, ışık vermek; neşelendirmek, canlandırmak, parlatmak; yanmak, tutuşm... |
| | unbuild | f. (-built) yıkmak, tahrip etmek; yerle bir etmek. unbuilt s. inşa edilmemiş.... |
| | pus | i., tıb. cerahat, irin.... |
| | red | (s.) (der, dest) (i.) kırmızı, kızıl, al; komünist olan; (i.) kırmızı renk, kırmızı boya; kırmızı giyimli kimse; kırmı... |
| | scythe | i., f. tırpan; f. tırpanla biçmek.... |
| | deference | (i). riayet, uyma; hürmet, ihtiram. out of deference to -e riayeten, -e uyarak.... |
| | ptarmigan | i. ormantavuğugillerden kuzey yarıküreye özgü bir kuş, zool. Lagopus. willow ptarmigan bataklık ta- vuğu, zool. Lagopu... |
| | came | (i)., (ing). renkli pencere camlarını birbirine tutturmak için kullanılan ince kurşun çubuk.... |
| | bedabble | (f). bulaştırmak.... |
| | rusk | gevrek peksimet kızarmış ekmek parçaları |
|
|