 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | changeling | (i). çok küçükken gizlice bir diğeri ile değiştirilen bebek; perilerin değiştirdiğine inanılan bebek; eski budala kimse... |
| | lockage | i. gemiyi kanal havuzundan geçirme; havuzdan geçme parası.... |
| | swallow-taıledcoat | frak.... |
| | kibosh | i.,( argo), eski saçma, manasız şey. put the kibosh on boşa çıkarmak, bozmak, alt üst etmek.... |
| | miracle | i. mucize, harika, keramet. miracle play ortaçağa mahsus dini piyes.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | göçmen | emigree. immigration. settler. emigrant. evacuée. immigrant.... |
| | gazoz | pop. soda. sweetened carbonated water. fizzy lemonade.... |
| | kabahat | misdeed. offence. sin. fault. offense. guilt.... |
| | sikmek | to fuck.... |
| | başlama | attack. commencement. start. beginning.... |
|
|
|
 |
|
 |
|