 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | twinge | f., i. birdenbire sancı vermek, ıstırap vermek, birdenbire sancılanmak; i. birden gelen şiddetli sancı; azap, üzüntü.... |
| | tiller | i., f. kök filiz; sürgün; fidan; f. kökten filiz sürmek.... |
| | untuck | f. büzgüsünü açmak, kırmalarını düzeltmek; altından çıkarmak.... |
| | dashboard | (i)., (mak). arabada kontrol paneli.... |
| | review | f. yeniden incelemek, bir daha dikkatle muayene etmek; eleştiri yazmak; (askeri kuvvetleri) teftiş etmek; huk. (mahkem... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|