 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | poke | i. itme, dürtme; dirsek vurma; ağır ağır hareket eden kimse; k.dili tekme; hayvanların çitlerden geçememeleri için bo... |
| | bother | i. sıkıntı, sıkıcı bir iş veya durum, zahmet, üzüntü veren bir şey. It's no bother Bir şey değil Zahmet olmaz. bothersom... |
| | piece | i. parça, kısım, bölüm; dama taşı; satranç piyadeden yüksek taş; tüfek, top; müz. parça; piyes; resim; numune, örnek;... |
| | besides | z., (edat). bundan başka, ayrıca, yanı sıra; üstelik: (edat) -den gayri, -den hariç.... |
| | humerus | i., anat. kol kemigi, dirsekten omuza kadar olan kemik, karaca kemiği, pazı kemiği. humeral s. kol kemiğine veya omuza ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | otomat | automat. automatic selling machine. automatic vending machine. automatic machine. mechanical seller.... |
| | un | Un- sometimes has merely an intensive force; as in unmerciless, unremorseless.... |
| | larva | grub. larva.... |
| | mail | Flexible armor made up of interlocking metal rings Mail By The Sword. a button on the IE Toolbar which will open your em... |
| | yarım yamalak | fragmentary. patchy. perfunctory. sketchy. superficial.... |
|
|
|
 |
|
 |
|