 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | booby | i. budala kimse, bön kimse, ahmak kimse; bir oyun veya müsabakada en kötü oyuncu; sınıfın en tembel talebesi. booby hatc... |
| | circumpolar | (s). kutupların etrafında olan, dolaykutupsal.... |
| | cigar | (i). puro.... |
| | domesticate | (f). evcilleştirmek, ehlileştirmek; medenileştirmek; evcilleşmek. domestica'tion (i). ehlileşme, ehlileştirme.... |
| | jabber | (f.) hızlı konuşmak, çabuk çabuk konuşmak; anlaşılmaz şekilde söz söylemek; anlamsız laf etmek; (i.) çabuk konuşma; an... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çeşitli | assorted. various. varied. multifarious. different. divers. diverse. diversified. manifold. medley. miscellaneous. sundr... |
| | ibrik | ewer.... |
| | türbin | tribune.... |
| | manyeto | magneto.... |
| | kaz | goose. gander.... |
|
|
|
 |
|
 |
|