 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dichloride | (i)., (kim). başka bir elemanla iki atom klordan mürekkep kim yasal bir madde, diklorid.... |
| | forstall | (f). erken davranıp önlemek, önüne geçmek; daha evvel davranmak; fiyatı yükseltmek için önceden satın almak veya isti... |
| | elevator | i., A.B.D. asansör; yükselten veya kaldıran araç; bir uzvu kaldıran adale; A.B.D. tahıl ambarı; tahılı üst katlara nakl... |
| | protection | i. koruma, muhafaza, himaye; sığınacak yer, korunacak yer, barınak; serbest seyahat vesikası; ikt. ithalat üzerine gümr... |
| | pass | kıs. passive.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ölçüsüz | immoderate. measureless. unmeasured. uncalculated. incalculable. careless. haphazard. imprudent. excessive. beyond the m... |
| | özel mülkiyet | private ownership. private property.... |
| | meç | strand or lock of hair. rapier.... |
| | numen | a spirit believed to inhabit an object or preside over a place.... |
| | piskopos | bishop. patriarch. sg. episcopal.... |
|
|
|
 |
|
 |
|