 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | reticulate | f., s. ağ şekline koymak; şebeke gibi göstermek veya yapmak; s. ağ gibi, şebekeli; bot. ağsı, retikulat. reticulation... |
| | commodore | (i)., den. komodor; yat kulubü reisi.... |
| | cancer | (i)., (tıb). kanser; (b.h)., (astr). Yengeç Burcu. cancera'tion (i). kanserleşme.cancerous (s). kanser gibi, kanserli.... |
| | jaundiee | (i.), (f.) sarılık hastalığı; sağ duyuyu bozan hissi durum; (f.) sarılığa uğratmak; sağduyusunu etkilemek.... |
| | poise | f., i. denge sağlamak, muvazene temin etmek; hazır tutmak; dik tutmak, kaldırmak; dengeli olmak; asılı olmak, sarkmak; ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | felç | apoplectic. apoplectical. paralysis. apoplexy. stroke. palsy. seizure.... |
| | guru | guru.... |
| | üçte bir | one third.... |
| | ve | Ventilation Exchange is the exchange of gases, primarily oxygen and carbon dioxide, during the passage of air into and o... |
| | sıçramak | jump. bounce. leap. skip. start up. vault. splash. splatter. splutter. bound. buck. capriole. cavort. gambol. hop. jerk.... |
|
|
|
 |
|
 |
|