 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | palimpsest | i. eski zamanda üzerindeki yazı silinerek yeniden başka yazı yazılmış parşomen.... |
| | smoothbore | s. namlusu yivsiz, kaval (tüfek veya top).... |
| | chasm | (i). kanyon, dar boğaz; derin yarık; boşluk, fasıla. chasmal (s). kanyon gibi.... |
| | produce | f. meydana getirmek; vermek, mahsul vermek; göstermek, meydana koymak, ortaya çıkarmak; doğurmak; yapmak, üretmek, imal... |
| | hook | i. kanca, çengel; kopça; orak; çengel gibi kıvrılmış şey; akarsuyun çengel şeklinde kıvrılan kısmı. hook and eye erkek ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kabarık deniz | high water. high tide.... |
| | mayo | May.... |
| | zıtlık | conflict. contradiction. opposition.... |
| | yüreksiz | out of heart.... |
| | tabanca | gun. pistol. revolver. rod. paint gun. spray gun. sprayer.... |
|
|
|
 |
|
 |
|