 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gibber | f., i. çok çabuk ve anlaşılmaz şekilde konuşmak: i. bu şekilde konuşma.... |
| | plea | i. yalvarma, rica; huk. dava; müdafaa; itiraz; mazeret, özür. court of common pleas medeni hukuk mahkemesi. special pl... |
| | prescind | f. ayrı olarak düşünmek; yerini değiştirmek, ortadan kaldırmak. prescind from (bir şeyden) dikkatini çevirmek.... |
| | geoponic | s. tarımsal, ziraata ait, zirai. geoponics i. tarım bilimi.... |
| | snake | i., f. yılan; sinsi ve hain kimse; boru temizlemek için bükülebilen tel; f. yılan gibi sessizce ve sinsi sinsi ilerlem... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kobalt | cobalt.... |
| | final | The final keyword is a modifier that may be applied to classes, methods, and variables It has a similar, but not identic... |
| | hoşnut olmak | to be pleased with.... |
| | dekanlık | deanery.... |
| | şıkırdamak | to clink. to rattle. to jingle.... |
|
|
|
 |
|
 |
|