| English | Türkçe |
| historian | (i). tarihçi, tarih bilgini.... |
|
| overexpose | f. gereğinden fazla teşhir etmek; foto filme fazla poz vermek.... |
|
| miraculous | s. mucize kabilinden, harikulade, hayret verici, garip; doğaüstü; mucize yaratan. miraculously z. mucize eseri olarak... |
|
| incarcerate | f., s. hapsetmek, kapatmak; s. hapsedilmiş. incarcera'tion i. hapsetme, hapsedilme.... |
|
| oxymel | i. sirkeli bal şerbeti, sirkengebin.... |
|
| migrate | f. göç etmek, hicret etmek. migrent i. göçmen, muhacir. migration i. göç, hicret, muhaceret, göçmenlik. mi'gratory s. g... |
|
| rotl | i. (çoğ. artal) Arap memleketlerinde ağırlık ölçü birimi (500 gr ile iki kilo arasında değişir).... |
|
| filter | (i)., (f). filtre; süzgeç; (f). süzmek, süzülmek, süzgeçten geçirmek veya geçmek, filtreden geçirmek; filtre vazifesi ... |
|
| np | (kıs.) no place kitap basıldığı yeri göstermiyor.... |
|
| lagan | huk deniz dibine batmış olup yeri şamandıra ile belli edilen şey |
|