| English | Türkçe | | roadway | i. yolun vasıtalar geçen kısmı.... |
| | band | (i)., (f). şerit, bant, kordele; sargı; kemer; kayış; çizgi; (f). çizgilerle süslemek.... |
| | al frasco | taze sıva üzerinde yapılan; açık havada; açık hava.... |
| | butt | i., f. alay konusu olan kimse; nişan talimi yapılan yerin arkasındaki duvar veya toprak yığını; f. bitişik olmak; bitişm... |
| | profess | f. itiraf etmek, açıkça söylemek; iddia etmek, savlamak, taslamak; (inancını) ikrar etmek.... |
| | cam | (i)., (mak). kam, dirsekli kurs, mil dirseği, mil çivisi.... |
| | tinkle | f., i. çınlamak, çıngırdamak, çmglrdatmak; ç.dili işemek; i. çıngırtı.... |
| | stardom | i., sin., tiyatro. yıldızlık.... |
| | certes | (z)., (eski). elbette, tabii, mutlaka.... |
| | unstop | ped ping tıkaç veya kapağını çıkarmak açmak engelleri kaldırmak unstopped dilb duraksız ünsüz |
|
|