 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | thriftless | s. idaresiz, tutumsuz, müsrif. thriftlessly z. tutumsuzca. thriftlessness i. tutumsuzluk.... |
| | smut | i., f. (ted, ting) kurum, is; yakası açılmadık söz, pis laf, müstehcen söz; bot. buğday başaklarına arız olan mantar n... |
| | preacher | i. vaiz. preaching i. vaız, va'zetme; öğüt. preach'ment i. vaız; va'zetme; can sıkıcı nasihat, uzun ve sıkıcı sözler.... |
| | oil | i. yağ, sıvı yağ; petrol; zeytinyağı; yağ gibi şey; yağlıboya; yağlıboya resim. oil cake keten veya pamuk tohumunun pos... |
| | valvate | s. valflı, valf gibi, valf şeklindeki; bot. kenarları birbirine bitişik.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | elektroteknik | electrotechnical.... |
| | dökük | loose. free. falling down to. dilapidated.... |
| | ilerlemek | advance. go-ahead. to go forward. to move ahead. to proceed. to be promoted. to advance. to pass. to develop. to progres... |
| | pazar yeri | market place / stand.... |
| | belladonna | belladonna.... |
|
|
|
 |
|
 |
|