 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | discography | (i). plak koleksiyonu, banda alınmış bilumum veya seçme müzik parçaları; banda alınmış veya plak haline getirilmiş mü... |
| | epizoon | (i.) (çoğ. -zo.a) (zool.) başka hayvanlar üzerinde yaşayan asalak hayvancık.... |
| | entremets | i. sıcak veya soğuk tatlı, garnitur, esas yemeğin yanında veya arasında verilen ek yiyecekler.... |
| | auriculate | (s). kulaklı veya kulak gibi kısımları olan.... |
| | dry | (f). (ied) kurutmak; sütünü kesmek; kurumak; suyu veya sütü kesilmek. dry up bütün bütün kurumak veya kurutmak: (A.B.D... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | şekilsiz | amorphous. shapeless. ugly.... |
| | hemoglobin | This protein carries oxygen in the blood.... |
| | bağımsız | independent. free. detached. unattached. unconnected. distanced. sovereign. crossbench.... |
| | zannetmek | believe. deem. feel. guess. suppose. surmise. suspect. to suppose. to believe. to guess. to surmise.... |
| | arasında | amid. among. between. betwixt. in between. in the midst of.... |
|
|
|
 |
|
 |
|