 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | curry | (f). tımar etmek, kaşağılamak; dayak atmak, dövmek; deriyi işleyip kullanılır hale getirmek, sepilemek. curry favor with... |
| | kibitzer | i., k.dili iskambil oynayanların arkasında durup ellerindeki oyun kağıtlarını gören seyirci; istenmedik öğüt veren kims... |
| | clavichord | (i). klavsen.... |
| | bygone | (s)., (i). geçmiş; geçmişte olmuş;modası geçmiş; (i). geçmiş olan şey. Let bygones be bygones. Geçmişi unutalım. Olan ol... |
| | torpid | s. uyuşmuş, uyuşuk; cansız gibi; durgun; duygusuz; faaliyetsiz.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|