 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | haul | (f.), (i.) çekmek, çekerek taşımak; taşımak; (den.) vira etmek, hisa etmek; yön değiştirmek, dönmek (rüzgâr veya gemi)... |
| | eyespot | (i)., (zool). bazı aşağı cins hayvanlarda bulunan basit göz.... |
| | counterproposal | (i). mukabil teklif , karşı öneri.... |
| | psalm | i., f. mezmur; ilahi; çoğ, b.h. Kitabı Mukaddeste Mezmurlar kitabı; f. mezmurla sena etmek; makam ile okumak.... |
| | trip | i. kısa seyahat veya yolculuk; tur; sürçme, çelme, ayak takılması; seğirtme; mak. kastanyola, durdurucu tertibat; hata... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hafifçe | faintly.... |
| | modernlik | modernity.... |
| | patron | The holder of an advowson.... |
| | ılıtmak | take the chill of.... |
| | set | A series of as many games as may be necessary to enable one side to win six.... |
|
|
|
 |
|
 |
|