 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lyse | f., tıb. kaybolmak,yok olmak (hastalık belirtisi, bakteriler); yok etmek.... |
| | unpopular | s. rağbet görmeyen, benimsenmeyen, tutulmayan; gözden düşmüş. unpopularity i. gözden düşmüş olma; rağbet görmeme.... |
| | deft | (s). becerikli, eli işe yatkın, marifetli. deftly (z). beceriklilikle. deftness (i). beceriklilik, yatkınlık.... |
| | force | (f). zorlamak, icbar etmek, mecbur etmek; tazyik etmek, sıkıstırmak; zorla almak; ırzına geçmek; (bahç). suni usullerl... |
| | sweeten | f. tatlılaştırmak, tadını artırmak, hoş bir hale getirmek; k.dili. daha cazip bir hale getirmek; tatlı olmak. sweetener... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | içine | into.... |
| | kırgınlık | offense. hurt. ache. soreness. fatigue. pique.... |
| | gelişmiş | advanced. developed. full- grown. improved.... |
| | onurlanmak | to be honoured.... |
| | müdür | manager. director. administrator. supervisor. head. gaffer. guv. guvnor. intendant. warden.... |
|
|
|
 |
|
 |
|