 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | disciplinary | (s(b disiplinle ilgili, inzibata ait; tahsil ve terbiyeye ait.... |
| | dicker | (f)., (i)., (A.B.D). çekişe çekişe pazarlık etmek; cimrice pazarlık etmek; (i). pazarlık; pazarlıkta uzlaşma.... |
| | disapprobation | (i). beğenmeyiş, uygun görmeyiş, tensip etmeyiş, tenkit; memnuniyetsizlik, hoşnutsuzluk.... |
| | coniine | (i)., (kim). ağılı baldıran ruhu, çok zehirli bir alkaloit.... |
| | vocabulary | i. ek sözlük, lügatçe; kelime bilgisi; bir dilde bulunan bütün kelimeler; güz. san. ifadeyi meydana getiren bütün.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ah | Ampere-hour capacity of the battery pack.... |
| | robot | Any browser program that follows hypertext links and accesses Web pages but is not directly under human control Example:... |
| | mümessil | representative.... |
| | yek | one.... |
| | hareket | action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke... |
|
|
|
 |
|
 |
|