 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | backwash | (i). kayık küreklerinin veya gemi pervanesinin geriye attlğı su, serpinti; kendisini yaratan olayın bitiminden son... |
| | peck | f., i. gagalamak; gaga ile vurarak delik açmak; gaga ile toplamak; sivri uçlu bir şey ile çabuk çabuk vurmak; i. gagal... |
| | quietus | i. susturma, bastırma; öldürücü darbe; hesabın ödenip kapanması. give one his quletus birini kovup susturmak veya öldü... |
| | swallow | i. kırlangıç, zool. Hirundo. bank swallow kum kırlangıcı, zool. Riparia riparia. barn swallow kır kırlangıcı, zool. H... |
| | shive | (i). kıymık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | takke | skullcap. coif. cap.... |
| | mutlak | peremptory.... |
| | pes | Public Expenditure Survey.... |
| | yalpalamak | to sway from side to side. to roll. to lurch.... |
| | orangutan | large long-armed ape of Borneo and Sumatra having arboreal habits.... |
|
|
|
 |
|
 |
|