 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | delirium | (i). hezeyan, sayıklama; çılgınlık; taşkınlık. delirium tremens içki iptilâsından gelen titremeli hezeyan.... |
| | charge | (i). yük, hamule; bir atışta kullanılan patlayıcı madde miktarı; görev, vazife; idare, nezaret, bakım; emanet; mesuliye... |
| | humanism | i. insanlık çıkarlarına bağlılık; ilâhiyat ve metafiziğe önem vermeyen bir felsefe sistemi; edebi talim ve terbiye; b.... |
| | bereave | f. mahrum etmek; merhametsizce elinden almak bereavement i. mahrumiyet. bereft s. mahrum edilmiş. the bereaved geriye ka... |
| | purchase | f. satın almak, mübayaa etmek; gayretle ele geçirmek, kazanmak; manivela ile kaldırmak veya çekmek. purchasable s. sa... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gaddar | cruel. bloody. cutthroat. diabolical. ferocious. fiendish. grim. hellkite. truculent. tyrant.... |
| | özümlemek | assimilate. to assimilate.... |
| | hatırlamak | recall. recollect. remember. think.... |
| | kanun | act. act of parliament. code. enactment. law. rule. statute. principle. scientific law. law of nature. canon. legislativ... |
| | gem | To adorn with gems or precious stones.... |
|
|
|
 |
|
 |
|