 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | misprision | i.,huk.vazifeyi suiistimal; bir cürüme göz yumma suçu; yanlış, hata.... |
| | catapult | (i).,(f). mancınık, katapult; (ing). sapan;(f). mancınık ile atmak; sapanla vurmak.... |
| | absolution | (i). suç, günah veya cezayı affetme; Katolik kilisesinde günahlarrn affolunduğunu papazın ilân etmesi.... |
| | strop | i., f. (-ped, -ping) ustura kayışı, berber kayışı; f. usturayı kayışa sürterek bilemek, kılağılamak.... |
| | rectum | (i.), (anat.) bağırsağın makada bitişik düz parçası, kalınbağırsağın son kısmı, rektum.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | amaçlı | purposefully.... |
| | şüphesiz | clearly. decisive. doubtless. easily. positive. secure. sure. undoubted. certain. of course. no doubt. without doubt. su... |
| | dip | To engage as a pledge; to mortgage.... |
| | org | Official Recreation Guide.... |
| | tercüme | translation. interpretation. rendering. rendition.... |
|
|
|
 |
|
 |
|