| English | Türkçe |
| guillotine | (i.), (f.) giyotin; kağıt bıçağı; (tıb.) bademcik makası; (ing.) (pol.) muzakere tahdidi; (f.) giyotin ile idam etmek ... |
|
| volatilize | f., i. uçucu gaz haline koymak veya girmek, buhar olmak. volatilizable s. buhara dönüşmesi mümkün. volatiliza'tion i. b... |
|
| unboned | s. kemiksiz.... |
|
| troy | i. kuyumcuların kullandığı tartı sistemi. troy weight kuyumcu tartısı.... |
|
| outbuilding | i. ek bina.... |
|
| indomitable | s. yılmaz; boyun eğmez, bezmez, inatçı.... |
|
| neatsfootoil | sığır paçasından alınan ve köseleyi yumuşatmak için kullanılan yağ.... |
|
| reliquary | i. azizlerden kalma kemik gibi kalıntı ve andaçların saklandığı mahfaza.... |
|
| nato | kıs. North Atlantic Treaty Organization.... |
|
| trig. | kıs trigonometry |
|