 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | deputy | (i). vekil; yardımcı, muavin; bir polis rütbesi; mebus, milletvekili. deputychief asbaşkan, başkan yardımcısı.... |
| | diplomat | (i). Dışişleri Bakanlığı memuru, hariciye memuru, diplomat, siyaset adamı; başkaları ile ilişkide incelik gösteren kim... |
| | bodhisattva | i., ilah. Budalık mertebesine ulaşabilen fakat başkalarının ıstırabına karşı duyduğu merhamet ile bu mertebeden vazgeçen... |
| | fletch | (f). okun üzerine tüy koymak.... |
| | failure | (i). başarısızlık, muvaffakiyetsizlik, beceremeyiş; ihmal, yapmayış; bitme,tukenme, kaybolma; zail olma, zayıflama, inkı... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eser | work. creation. handiwork. piece. baby. production. achievement. consequence. effort. ghost. vestige. shadow. smell. spa... |
| | özümseme | assimilation.... |
| | terör | terror.... |
| | pas | rust.... |
| | dolgunluk | fullness. ful l ness.... |
|
|
|
 |
|
 |
|