 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | commissure | (i). birleşme noktası, ek yeri; (anat)., (zool). birleşik iki organın birbirleriyle birleşme yeri, dudakların veya göz k... |
| | dissipate | (f). dağıtmak, israf etmek, ziyan etmek, har vurup harman savurmak; dağılmak; müsrif olmak; ziyan olmak, harcanmak; se... |
| | scrimpy | s. çok kıt, eksik; cimri. serimpily z. çok kıt olarak; cimrice. serimpiness i. kıtlık, eksiklik; cimrilik.... |
| | hendecagon | (i). on bir köşeli şekil.... |
| | parturient | s. doğurmak üzere olan; bir fikir veya plan meydana getirmek üzere olan.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çözülmek | to be solved. to be unfastened. to thaw. to lose its strength. to become routed. to liquefy. to disintegrate. to break-d... |
| | inceleme | breakdown. check. observation. shakedown. study. survey. examination. investigation. exploration. research. scrutiny.... |
| | düzyazı | prose.... |
| | sindirmek | assimilate. cow. digest. overawe. saturate. suppress. to digest. to assimilate. to cow. to daunt.... |
| | tekel | monopoly. monopoly inhisar. monopol.... |
|
|
|
 |
|
 |
|