 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | witchcraft | i. büyü, sihir, afsun; büyücülük, bakıcılık.... |
| | biltong | i. Güney Afrika'da güneşte kurutulmuş yağsız et.... |
| | sleep | f. (slept) uyumak; uyuşuk bir halde olmak; hareketsiz durumda olmak. sleep away veya off uyuyarak geçirmek. sleep in ... |
| | dulcet | (s). kulağa hoş gelen, ahenkli; tatlı, hoş, latif.... |
| | dissonance | (i). ahenksizlik, uyumsuzluk, seslerin birbirine uymaması; (müz)., (fiz). akortsuzluk.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | psikolog | psychologist ruhbilimci. psychologist.... |
| | meyus | despairing. dejected. crestfallen.... |
| | kara mili | land mile.... |
| | yırtılmak | rip. split. tear. to be torn. to be rent. to rip. to become insolent/shameless.... |
| | salt | mere. simple. solely.... |
|
|
|
 |
|
 |
|