 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | elide | f. telaffuz ederken atlamak (harf veya hece); çıkarmak.... |
| | code | (i)., (f). kanun, kanunname; dustur şifre; (f). kanun haline getirmek; şifre ile yazmak. Code Napoleon 1804 yılında yuru... |
| | vinegar | i. sirke; ekşi olma; kuvvet. vinegar eel sirkede bulunan çok ufak kurt, zool. Anguillula aceti. vinegary s. sirke gibi;... |
| | sop | i., f. (-ped, -ping) sıvıda yumuşatılmış şey; tirit; yatıştırıcı şey; sus payı, susmalık; f. sıvıya batırmak, banmak; iy... |
| | twirl | f., i. dönmek; fırıldatmak; çevirmek; burmak; i. çevriliş, dönüş, kıvrılış; kıvrım, büklüm.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ehil | skilled and qualified. qualified person. able. competent. connoisseur. efficient. entitlement.... |
| | müşkül | trouble. difficult. hard arduous güç. zor. çetin. difficulty engel. güçlük. zorluk.... |
| | Ari | An alarm interface back card for the IGX switches.... |
| | tender | An offer which incorporates the sum of money, time and other conditions required to carry out the contract obligations i... |
| | yumuşakça | smoothly.... |
|
|
|
 |
|
 |
|