eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-oyuncak bebek doll.
2-oyuncakçılık being a maker or seller of toys. the toy business.
3-oyuncakçı toy maker. toy seller. toymen. toyman.
4-oyuncak toy. toy. plaything. putty. sport.
5-oyuncak bebek doll.
6-oyuncak plaything. tool. toy. cinch. child's play. laughingstock. trifle. easy job.
7-oyuncak easy job. duck soup. child's play. trifling matter. unimportant thing. puppet. pawn. novelties. plaything. sport. tie in. tool. toy.
8-oyuncakçılık being a maker or seller of toys. the toy business.
9-oyuncakçı toy maker. toy seller. toymen. toyman.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
referrerEng > Tr21:52:00
referredEng > Tr21:51:40
şöçEng > Tr21:00:18
yerliTr > Eng14:24:41
yerliEng > Tr14:24:33
kızılderiliTr > Eng14:23:40
kızılderiliEng > Tr14:23:00
I wroteEng > Tr11:55:16
dravEng > Tr12:05:47
terezEng > Tr22:12:05
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
reason (f.) usa vurmak, uslamlamak, muhakeme etmek; sonuç çıkarmak, anlamak; münakaşa etmek, müzakere etmek. reason out sonuc...

hail (i.), (f.) dolu; dolu gibi yağan şey; (f.) dolu halinde yağmak veya yağdırmak; hızlı ve şiddetli gelmek (söz, yumruk). ...

kalei doscopic s kaleydoskopa ait; çok değişen....

discombobulate (f)., (A.B.D)., argo Arap saçı gibi karıştırmak, altüst etmek....

squeaky s. cızırtılı, gıcırtılı. squeakily z. gıcırdayarak. squeakiness i. gıcırdama....

presupposition i.önceden farzedilen şey....

senna i. sinameki, bot. Cassia; sinamekinin iç sürdürücü olarak kullanılan yaprakları....

flinch (f)., (i). çekinmek kaçınmak; (i). çekinme, kaçınma; bir çeşit iskambil oyunu....

gondola (i.) gondol; Kuzey Amerika'ya mahsus dibi düz bir mavna; yolcular için balona takılan vagon; (d.y.) üstü açık yük vag...

genesis hilkat yaratılış meydana gelme başlangıç mebde menşe Tekvin

TürkçeEnglish
buzlaşma icing....

çabalama effort. struggle....

çıkıntısız non-projecting....

parapet The region of an exterior wall that projects above the level of the roof. a low wall along the outmost edge of the roadw...

blok Russian poet....

elik chamois....

kavak poplar....

dimi dimity. fustian....

ipek gibi silken. silky....

halüsinasyon mental delusion