 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | flagging | (i). iri ve yassı taşlarla döşenmiş kaldırım veya sokak; iri ve yassı kaldırım taşları.... |
| | bloodcurdling | s. kan dondurucu, korkunç... |
| | holdup | (i). durdurma; gecikme; engel; yolunu kesip soyma, tabanca tehdidiyle soyma; yolun kapanması; (k).dili müşteriden faz... |
| | spark | i., f. kıvılcım, çakım, çakın, şerare; elektrik kıvılcımı; elmas; belirti; canlılık; f. kıvılcım saçmak; harekete geçir... |
| | squeal | f., i. domuz gibi ses çıkarmak; cıyaklamak, haykırmak, bağrışmak; cırtlak veya cızırtılı ses çıkarmak; (argo) suç ort... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ayıp | shameful. disgraceful. unmannerly. indecorous. inglorious. nasty. opprobrious. reproachful. shame. disgrace. failing. at... |
| | çekidüzen | tidiness. orderliness.... |
| | dua | Disaster Unemployment Assistance - Section 407 of the Disaster Relief Act of 1974 created a program for the payment of u... |
| | gidilmek | to be gone.... |
| | monolog | monologue.... |
|
|
|
 |
|
 |
|