| English | Türkçe | | mandamus | i., huk. yüksek mahkeme tarafından bir alt mahkemeye veya belediyeye verilen yazılı emir.... |
| | varnish | i., f. vernik, cila; yapmacık, yapma kibarlık; f. cilalamak, verniklemek; görünüşte süslemek, içyüzünü gizlemek.... |
| | tabu | bak. taboo.... |
| | spear | i., f. kargı, mızrak; zıpkın; mızrakçı, mızraklı adam; ot filizi; f. mızrak veya zıpkınla vurmak; filiz sürmek, fışkır... |
| | estrange | (f.) yabancılaştırmak, uzaklaştırmak; gayesinden uzaklaştırmak; aralarını açmak, soğutmak. estranged (s.) ayrılmış, ayrı... |
| | specie | i. madeni para, sikke. specie payment madeni para ile ödeme. in specie madeni para ile; huk. aynıyle (iade) .... |
| | discordant | (s). aralarında uyuşmazlık bulunan, karşı, muhalif, ahenksiz; (müz). uyumsuz, düzensiz. discordantly (z). ahenksizce, mu... |
| | hollyhock | (i). gülhatmi, (bot). Althaea rosea.... |
| | textile | (s.), (i.) dokuma, tekstil; dokuma işlerine ait; (i.) dokuma kumaş, mensucat; dokunacak iplik veya madde.... |
| | astrakhan | astragan yeni dogmuş kuzunun postu karagülün kürkü |
|
|