 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dustheap | (i). toz veya süprüntü yığını.... |
| | messiah | i. Mesih, isa; kurtarıcı.... |
| | lyceum | i., b.h. Atina yakınlarında Aristo'nun felsefe öğrettiği koru; konferans salonu; konferans ve konser yoluyle halk eği... |
| | mask | i. maske; alçı veya balmumundan yapılmış yüz kalıbı; maskeli kimse; ask. bir bataryayı veya askeri harekâtı düşman göz... |
| | perspective | i., s. perspektif; görüş açısı; s. perspektife göre resimlendirilmiş. perspective view mesafelere oranla görünüş, pers... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | inisiyatif | initiative.... |
| | centilmenlik | gentlemanliness. gallantry.... |
| | yapayalnız | lonely. lonesome. all alone. solitarily.... |
| | zevklenmek | to take pleasure in. to find pleasure in. to become pleased. to become delighted.... |
| | yanaşma | drawing up alongside (a place. drawing near. approaching. being willing to agree to. going along with. cozying up to. fa... |
|
|
|
 |
|
 |
|