| English | Türkçe |
| freshen | (f). tazeleştirmek, tazelik vermek; artmak (rüzgar), sertleşmek; doğurmak (inek); (den). bir halatın yerini değiştirme... |
|
| overdo | f. (-did, -done) fazla özenmek; gereğinden fazla pişirmek; fazla yorulmak.... |
|
| afterward | (z). sonra,sonradan .... |
|
| corked | (s). tıpalanmış; mantar kokusu ile bozulmuş;(ABD). mantar siyahı ile boyanmış.... |
|
| bicycle | i., f. bisiklet; f. bisiklete binmek, bisikletle dolaşmak. bicyclist i. bisikletle gezen kimse.... |
|
| ecarte | (i). iki kişi ile oynanan bir iskambil oyunu.... |
|
| oregano | i. yabani mercanköşk, farekulağı, bot. Origanum vulgare.... |
|
| escape | (f.) kaçmak, firar etmek kurtulmak, paçayı kurtarmak; atlatmak; sızmak;-den çıkmak; gözünden kaçmak; hatırından çıkmak. ... |
|
| ireland | (i.) İrlanda.... |
|
| loading | yükleme yük ağırlaşması veya kalınlaşması için herhangi bir şeye katılan madde sig masrafları karşılamak için prime eklenen miktar |
|