| English | Türkçe | | faithful | (s). mümin, iman sahibi; sadık,vefakâr, doğru, güvenilir, itimada şayan. faithful to his word sözüne sadık. the faithful... |
| | profuse | s. çok, bol; müsrif; cömert; verimli. profusely z. bol bol. profuseness, profusion i. bolluk; müsriflik.... |
| | sigmate | s. sigma şeklindeki.... |
| | purification | i. temizleme; arıtma, tasfiye.... |
| | embalm | f. tahnitetmek, mumyalamak; hatırında tutmak, anmak; (şiir) rayiha vermek, koku vermek. embalmer i. tahnit eden, mumy... |
| | gantlet | i, ask elleri değnekli iki sıra askerin arasından geçirilmek suretiyle uygulanan eski bir dayak cezası: iki veya her ... |
| | dryer | (i). kurutma makinası.... |
| | rom. | kıs. Roman.... |
| | dentifrice | (i). diş macunu veya tozu, dişleri temizlemekte kullanılan herhangibir preparat.... |
| | turk | Türk Turk'ism Türkçülük Türklere özgü deyiş veya adet |
|
|