 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | upas | i. Cava adasında bulunan özsuyu zehirli bir ağaç; bu ağacın özsuyu; zehirli şey.... |
| | dilate | (f). genişletmek, kabartmak, açmak, şişirmek, büyütmek; on veya upon ile tafsilata girişmek: genişlemek, kabarmak, şi... |
| | sheaves | (bak.) sheaf.... |
| | retain | f. alıkoymak tutmak, elinde bulundurmak; ücretle tutmak (avukat, uzman); akılda tutmak unutmamak. retainable s .elde t... |
| | mine | iyelik zam. benim; benimki. a friend of mine bir dostum. It's mine Benimdir.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|