 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | milt | i., f. erkek balığın menisi; f. bununla balık yumurtalarını aşılamak.... |
| | shelve | (f.) içine raflar yapmak; rafa koymak; tehir etmek, bir kenara atmak, rafa kaldırmak; emekliye ayırmak.... |
| | estop | (f.) (-ped, -ping) huk, kendi eylemi vasıtasıyla hakkını iskât ve iptal etmek estoppage (i.) durdurma, kendi eylemi ile ... |
| | ampere | (i). elektrik akımının kuvvet birimi, amper.... |
| | virulent | s. çok zehirli, çok tehlikeli, öldürücü; çok kötücül; kin hissini kötülükle belirten. virulence, -cy i. çok zehirlilik... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | cip | Cataloging in Publication The bibliographic information supplied by the Library of Congress and printed on the copyright... |
| | atasözü | adage. aphorism. byword. proverb. saw. saying.... |
| | bıkmak | be tired of. have had a bellyful of. get tired. get bored. be sickened with. sicken. have done with. tire. weary. wearis... |
| | silo | A commonly-used bootstrap loader for Linux systems based on the SPARC processor.... |
| | edepsiz | hussy. indecent. nasty. naughty. spicy. immoral. ill-mannered. shameless. insolent.... |
|
|
|
 |
|
 |
|