| English | Türkçe |
| pledge | f. rehine koymak; taahhüt etmek, kefalet etmek; ciddi olarak söz vermek veya verdirmek; şerefine içmek. pledger i. yem... |
|
| unpriced | s. fiyatı belirsiz; paha biçilmez.... |
|
| bridesmaid | i. düğünde gelinin yanında bulunan genç kız.... |
|
| quartan | s., i. dört günde bir olan dördüncüye ait; i., tıb. dört günde bir tutan sıtma gibi bir nöbet.... |
|
| tachycardia | i., tıb. kalp çarpıntısı, taşikardi.... |
|
| casserole | (i). kapaklı toprak veya cam tencere, güveç; böyle bir tencerede pişirilen yemek; kimya laboratuvarlarında kullanlıan s... |
|
| pincushion | i. iğnedenlik, iğne yastığı.... |
|
| away | (z). uzağa, uzakta; bir yana; -den, -dan be away bulunmamak, başka yere gitmişolmak. becarriedaway sürüklenrnek; k... |
|
| ternate | (s.) üçten meydana gelen; üçer üçer düzenlenmiş; (bot.) yaprakları üç kısımdan meydana gelen; yaprakları üçer üçer ol... |
|
| heliocentric, ical | güneşin merkezine ait güneşi merkez kabul eden |
|