 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | collaret | (i). dantel veya kürkten yapılmış küçük yaka.... |
| | lagan | (i.), (huk.) deniz dibine batmış olup yeri şamandıra ile belli edilen şey.... |
| | gainer | i kazanan veya ileri giden kimse veya şey; bak full gainer... |
| | detestation | (i). nefret, tiksinme, iğrenme.... |
| | gallantry | i cesaret, kahramanlık, yiğitlik; kadınlara karşı nezaket; âşıkane soz veya davranış... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tercih etmek | to prefer. favour.... |
| | satılık | for sale. sth which is for sale. for disposal on sale.... |
| | joker | joker.... |
| | hırsızlık | theft. robbery. burglary. thievery. steal. shoplifting. heist. hijack. hijacking. larceny. pilferage. rip-off.... |
| | çiş | urine. peepee. piss. wee wee.... |
|
|
|
 |
|
 |
|