| English | Türkçe |
| polo | i. polo, çevgen. polo pony. bu oyunda kullanılan bodur cins at. polo shirt. kalın tişort. water polo yüzerken oynanan ... |
|
| lining | i. astar; astarlama.... |
|
| pace | z., (edat), Lat. izniyle (karşı fikirde olan bir kimseyi ima ederek).... |
|
| bank | (i)., (f). banka; (iskambil) banko; (f). banka veya bankacılık vazifesini yapmak; bankaya para yatırmak; (k.dili). dayan... |
|
| sinless | s. günahsız, suçsuz, masum. sinlessly z. günah işlemeden, suçsuz olarak. sinlessness i. günahsızlık, suçsuzluk.... |
|
| primp | f. itina ile giyinip makyaj yapmak.... |
|
| undisclosed | s. açığa vurulmamış, ifşa edilmemiş.... |
|
| nippon | (i.) Japonya. Nipponese' (i.), (s.) Japon.... |
|
| concavity | (i). içbükeylik.... |
|
| laugh | gülmek sevinmek eğlenmek gülerek ifade etmek gülme gü1üş hande kahkaha laugh at birine gülmek laugh away gülüşle meseleyi kapatmak gülerek geçiştirmek laugh down gülerek susturmak laugh line göz kenarındaki buruşukluk laugh off gülerek geçiştirmek laugh on the other side of the mouth güldükten sonra pişman olmak laugh track gülme sesleri dolu teyp bandı veya plak laugh up one's sleeve içinden gülmek bıyık altından gülmek have the last laugh işin sonunda kazanmış olmak |
|