 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | retortion | i. arkaya doğru ;bükme veya eğme; huk. aynı ile mukabele,misilleme.... |
| | foretell | (f). (told telling) önceden haber vermek; kehanette bulunmak.... |
| | code | (i)., (f). kanun, kanunname; dustur şifre; (f). kanun haline getirmek; şifre ile yazmak. Code Napoleon 1804 yılında yuru... |
| | gee | unlem at veya öküz sürerken sağa git manasında kullanılan bir ünlem: Deh! Haydi !... |
| | unregenerate , ated | s. ıslah olmamış; ahlakla bağdaşmayan; tövbekar olmayan. unregenerately z. ahlakla bağdaşmaz bir şekilde.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | planlamak | arrange. calculate. contrive. devise. intend. plan. programme. project. schedule. structure. to plan. to arrange. to map... |
| | günübirlik | for the day.... |
| | tundra | Almost treeless plains next to the polar ice All but the top few inches of soil are permanently frozen.... |
| | birli | unary.... |
| | modern | Displaying design characteristics from the late eighteenth century, modern typefaces have an extreme variation between t... |
|
|
|
 |
|
 |
|