| English | Türkçe |
| speeder | i. trafik kanununa aykırı sürat yapan şöför.... |
|
| exegetics | (i.) tefsir ilmi. exegetical (s.) yorumlama ile ilgili, tefsire ait.... |
|
| cedar | (i). sedir ağacı; erz ağacı,(bot). Cedrus; bu ağaçların tahtası. cedar of Lebanon Lübnan selvisi, (bot). Cedrus libani.... |
|
| sprig | i., f. (-ged, -ging) ince dal, filiz; delikanlı, genç: başsız çivi: f. ince dallarla süslemek; budamak; içine başsız çi... |
|
| untroubled | s. sıkıntısız; durgun.... |
|
| diglot | (s)., (i). iki dilde, iki dilli: (i). iki dilde yazılmış yazı veya kitap.... |
|
| n.b. | kıs. New Brunswick, North Britain; k.h. nota bene İyice dikkat et.... |
|
| stretcher | i. geren şey veya kimse; duvar boyunca enine konulan taş veya tuğla; hatıl; iki çatı direğini bağlayan direk; hasta veya... |
|
| turd | i. kaka, bok; A.B.D., (argo) hergele, herifçioğlu.... |
|
| chaplain | saray okul ordu vb'nde papaz veya vaiz chaplaincy chaplainship vaizlik |
|