Sözlük
Alfabeler
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Kişi Adları Sözlüğü
Türk Lehçeleri Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler
Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızı Sözlüğü
Terimler Sözlüğü
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son aradıklarım / My last searchs
 
 
 
  ahmet kaya  
 
 
 
 
Kelime (Word) Kaynak (From) Hedef (To)
ç ğ ı ö ş ü ß
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son arananlar / Last searchs
subscribeeng > tur14:32:53
isviçretur > ger13:44:33
isvicretur > eng13:44:15
dünyatur > eng21:40:31
effluenteng > tur15:28:50
implementeng > tur12:40:09
footageeng > tur01:56:32
CROWNeng > tur12:09:54
suktur > eng04:25:56
öğrencitur > eng00:09:15
kurdayağıtur > eng22:25:42
ilgilenmektur > eng20:47:01
patatestur > eng20:40:34
turşutur > eng20:40:04
kuştur > eng15:35:39
yapabilmektur > eng21:32:55
ignoranceeng > tur21:31:24
toplu taşımatur > eng16:14:45
lowereng > tur23:32:52
aşktur > eng15:06:30
 
 
 
 
 
  En çok arananlar / Hit searchs
ilçetur >> eng3
merhabatur >> eng2
öğrencitur >> eng2
suktur >> eng2
isviçretur >> ger2
sözlüktur >> eng2
accounteng >> tur2
seni seviyorumtur >> eng2
sadetur >> eng2
baktur >> eng2
bidtur >> eng2
bideng >> tur2
untileng >> tur2
buyruntur >> eng2
sakintur >> eng1
sıcak prestur >> eng1
aratur >> eng1
hemen çevirtur >> eng1
barnacleseng >> tur1
sekmetur >> eng1
 
 
 
 
 
 
 
 
İngilizce Türkçe
chop suey çin lokantalarında yenen sebzeli et, piliç gibi türlü yemeği....

unbalanced s. muvazenesiz, bozuk dengeli, dengesiz; birbirini tutmayan (hesaplar); akli dengesi bozuk....

palmist i. el falına bakan kimse. palmistry el falı....

bactria (i). Batı Asya'da Amu Derya nehri ile Hindukuş dağları arasında bulunan eski bir ülke. Bactrian (s). bu ülkeye ait. Bact...

brownie i. halk masallarında gizlice ev iş1erine yardımcı olan iyi huylu bir peri; A.B.D. fındıklı ve çikolatalı bir çeşit kek. ...

 
 
 
 
 
Türkçeİngilizce
puantör time clock....

define To fix the bounds of; to bring to a termination; to end....

link Anything doubled and closed like a link; as, a link of horsehair....

slip An inclined plane on which a vessel is built, or upon which it is hauled for repair....

azımsamak to regard as too little. to consider insufficient....