| English | Türkçe | | neither | s. zam., bağ. ikisinden hiç biri, ne bu ne öteki; bağ. ne , ne de. Neither of them knows Hiç birinin haberi yok. neithe... |
| | incurve | i., beysbol havada atıcıya doğru yönelen ve eğik olarak giden top atışı.... |
| | kamikaze | i. ikinci Dünya Savaşında Japonların uyguladıkları intihar hücumları; bu saldırılarda kullanılan araç; intihar saldırıs... |
| | coaming | (i). kuyu bileziği; çatı deliği yan pervazı; (çoğ)., (den). ambar ağzı veya kaporta çerçevesi, mezarna.... |
| | bark | (i)., (f). havlama, köpek havlamasına benzer ses; (k.dili). öksürük; (f). havlamak; havlamaya benzer sesler çıkarmak; yü... |
| | fabian | (s)., (i). tedbirli ihtiyatlı; tereddüt eden, geciktiren, Anibal'i yıpratan QuintusFabius Maximus gibi; ingiltere'de ılı... |
| | jinks | i., high jinks oyunlar, eğlenceler.... |
| | support | f., i. desteklemek; tahammül etmek, götürmek, dayanmak, tutmak, kaldırmak, çekmek; kuvvet vermek, cesaret telkin etmek... |
| | bane | (i). zehir; afet, felâket, dert; öIüm.... |
| | bdellium | bir çeşit kokulu reçine bu reçinenin elde edildiği ağaç Mekke pelesenk ağacı |
|
|