 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | perihelion | i., astr. bir gezegen veya kuyruklu yıldız yörüngesinin güneşe en yakın olan noktası, hadid noktası... |
| | foremost | (s)., (z). başta gelen, en öndeki; (z). başta. first and foremost en başta, evvelâ. head foremost başı önde; çekinmeden.... |
| | prior | i. manastırda baş rahip. priorate, priorship i. manastır baş rahibinin rütbe veya makamı. prioress i. kadın manastırı ... |
| | serein | (i.), (meteor.) tropikal bölgede güneş batmasından hemen sonra bulutsuz gökten yağan çisenti.... |
| | pyemia | i., tıb. vücutta birçok çıban meydana getiren kan zehirlenmesi. pyemic s. böyle zehirlenme kabilinden.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | cezalandırma | castigation.... |
| | çapak | bream. crust round the eyes. burr. gum.... |
| | lava | Molten rock issuing from a volcano or volcanic vent.... |
| | ev | Electric Vehicle or Environmental Vehicle A vehicle powered by electricity or a fuel other than gasoline.... |
| | kayırmak | to sponsor. to protect. to care for. to give sb preferential treatment.... |
|
|
|
 |
|
 |
|