| English | Türkçe |
| iron | (f.) ütülemek: demir kaplamak. iron out ütülemek; (planın) teferruatını hazırlamak, pürüzlerini gidermek; kelepçelemek.... |
|
| dogtrot | (i). yavaş koşma.... |
|
| oil | f. yağlamak, üzerine yağ sürmek; rüşvet vermek. oil the wheels kolaylık göstermek, iş sahasnı hazırlamak. oil one's ha... |
|
| skid | i., f. (-ded, -ding) kayma; yana kayma; kızak, kaydırma kütüğü; tekerlek altına konan takoz; den. maliborda tahtası; de... |
|
| shad | (i.) tirsi balığı, (zool.) Alosa.... |
|
| snippy | s., k.dili. ters ve kısa; kibirli, kurumlu; parça halinde olan.... |
|
| exhibit | (i.), (f.) sergi; (huk.) mahkemeye veya hakemlere ibraz olunan vesika veya delil; vesika gösterme; (f.) teshir etmek, se... |
|
| specious | s. sahte, aldatıcı; dış görünüş itibariyle aldatıcı; samimi olmayan. speciously z. dış görünüşüyle aldatarak. speciousn... |
|
| perfoliate | s., bot. sapı sarmalayarak büyüyen.... |
|
| jut | ted ting sıkıntı çıkıntılı şey gen out ile çıkıntı halinde dışarı fırlamış olmak çıkıntı yapmak |
|