eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-olanak possibility. facility. the possible. handle. potentiality. scope.
2-olanaksız Unable. impossible. no go.
3-olanaksız impossible.
4-olanaklı feasible. possible. possible mümkün. kabil.
5-olanak facility. possibility.
6-olanaksızlık impossibility.
7-olanaklı possible. apt. earthly. feasible.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
iron (f.) ütülemek: demir kaplamak. iron out ütülemek; (planın) teferruatını hazırlamak, pürüzlerini gidermek; kelepçelemek....

dogtrot (i). yavaş koşma....

oil f. yağlamak, üzerine yağ sürmek; rüşvet vermek. oil the wheels kolaylık göstermek, iş sahasnı hazırlamak. oil one's ha...

skid i., f. (-ded, -ding) kayma; yana kayma; kızak, kaydırma kütüğü; tekerlek altına konan takoz; den. maliborda tahtası; de...

shad (i.) tirsi balığı, (zool.) Alosa....

snippy s., k.dili. ters ve kısa; kibirli, kurumlu; parça halinde olan....

exhibit (i.), (f.) sergi; (huk.) mahkemeye veya hakemlere ibraz olunan vesika veya delil; vesika gösterme; (f.) teshir etmek, se...

specious s. sahte, aldatıcı; dış görünüş itibariyle aldatıcı; samimi olmayan. speciously z. dış görünüşüyle aldatarak. speciousn...

perfoliate s., bot. sapı sarmalayarak büyüyen....

jut ted ting sıkıntı çıkıntılı şey gen out ile çıkıntı halinde dışarı fırlamış olmak çıkıntı yapmak

TürkçeEnglish
anapara principal....

kanlılık bloodiness....

ramp Remote Access Management Program A project carried out by Information and Educational Technology to provide remote acces...

bileği taşı oilstone....

kilitli locked. having a lock....

özveri self-denial. self-sacrifice. sacrifice. self-abnegation. devotion. self-devotion. unselfishness....

boşluk space. gap. hole. blank. cavity. vacuum. slackness. emptiness. nothingness. blankness. abysm. abyss. chamber. chasm. cle...

töre law. custom. accepted practice. consuetude. customs. mores. ethics. morals. jurisprudence....

lütfen please. very kindly. would / do you mind....

bozulma corruption degradation