 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sendoff | i. yollayış; başlatma; teşvik; veda yemeği.... |
| | tortious | s., huk. haksız fiil kabilinden.... |
| | wherewith | z., (bağlaç), zam., i., (eski) ne ile; nasıl; (bağlaç) ile; zam., i. imkânlar, gereçler. the clue wherewith the riddle... |
| | change | (i). değişim, değişme, değişiklik, tahavvül, dönüşme; sapma; yenilik; bir şeyin diğerinin yerini alması; bozukluk, para... |
| | suffragette | i. kadınların oy kullanma hakkını savunan kadın.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | alçaklık | baseness.... |
| | don | A sound effect that is used most often in this series Usually, this sound effect is used when someone is being shoved fr... |
| | nedeniyle | by reason of.... |
| | basket | A fancy setting with numerous side piercings to provide a lacy or basket-looking appearance.... |
| | köz | cinder. ember.... |
|
|
|
 |
|
 |
|