eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-olağanüstü extraordinary. extreme. supernatural. supernormal. incredible. exceptional. remarkable. spectacular. terrific. breathtaking. classical. dreamy. exceeding. extra. fantastic. fantastical. glorious. huge. marvellous. marvelous. miraculous. necromantic.
2-olağanüstü exceptional. extraordinary. magnificent. phenomenal. prodigious. remarkable. singular. spectacular. tremendous.
3-olağanüstü extraordinary. unusual. wonderful. abnormal. dreamy. fantastic. marvellous. miraculous. preternatural. prodigious. rare. remarkable. superior. unaccountable.
4-olağanüstü durum disaster.
5-olağanüstü hal state of emergency.
6-olağanüstülük phenomena.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
cry (i). ses, nida: bağırma; ağlama; feryat; nara, avaz; yalvarma; hayvan sesi; istek. a far cry çok farklı. in full cry ha...

incorrect s. yanlış, hatalı, doğru olmayan; düzeltilmemiş; yakışıksız, biçimsiz. incorrectly z. yanlış olarak....

frigidarium (i). eski Roma hamamlarında serinleme yeri, soğukluk....

dude (i). züppe adam, giyimine aşırı düşkün erkek; (k.dili) tatilini taşralıların yanında geçiren şehirli....

intrust (bak.) entrust....

destruction (i). harap etme, mahvetme, yok etme, helâk, yıkılma; yıkım; belâ; afet....

attemper (f). mülayimleştirmek, yumu şatmak, sertligini gidermek;(içine bir şey katarak) ısıyı ayarlamak veya düzenli bir ha...

nag f. (-ged,- ging) i. daima kusur bulmak, durmadan azarlamak, dırdır etmek, rahatsız etmek; i. dırdır eden kimse....

stove i. soba; fırın, ocak....

piles çoğ tıb basur memesi hemoroid

TürkçeEnglish
nükleer reaktör atomic reactor....

hidrojen bombası H-bomb....

ilik loop. eye. buttonhole. marrow. medulla. frog. grummet. pith....

yazmak compose. contribute. enter. inscribe. pen. put. record. write....

adaptasyon version....

baç tribute....

camsı vitreous....

koruk unripe grape....

rap To perform a spoken rhythmic part to a music or percussion performance. rocket-assisted projectile....

ant içmek to make an oath swear take oath vow to take an oath