| English | Türkçe | | cry | (i). ses, nida: bağırma; ağlama; feryat; nara, avaz; yalvarma; hayvan sesi; istek. a far cry çok farklı. in full cry ha... |
| | incorrect | s. yanlış, hatalı, doğru olmayan; düzeltilmemiş; yakışıksız, biçimsiz. incorrectly z. yanlış olarak.... |
| | frigidarium | (i). eski Roma hamamlarında serinleme yeri, soğukluk.... |
| | dude | (i). züppe adam, giyimine aşırı düşkün erkek; (k.dili) tatilini taşralıların yanında geçiren şehirli.... |
| | intrust | (bak.) entrust.... |
| | destruction | (i). harap etme, mahvetme, yok etme, helâk, yıkılma; yıkım; belâ; afet.... |
| | attemper | (f). mülayimleştirmek, yumu şatmak, sertligini gidermek;(içine bir şey katarak) ısıyı ayarlamak veya düzenli bir ha... |
| | nag | f. (-ged,- ging) i. daima kusur bulmak, durmadan azarlamak, dırdır etmek, rahatsız etmek; i. dırdır eden kimse.... |
| | stove | i. soba; fırın, ocak.... |
| | piles | çoğ tıb basur memesi hemoroid |
|
|