 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | boon | s. neşeli. boon companion ahbap; içki arkadaşı.... |
| | gride | (f.), (i.) kesmek, kazımak, gıcırdatarak kazımak, raspa etmek; gıcırdatarak geçmek; (i.) raspa sesi ile kesme.... |
| | all | (z). tamamen, bütün bütün. all along her zaman; daima. all at once hep birden. all but az daha; (-den) başka. all-em... |
| | dispassionate | (s). tarafsız, hislerine kapılmayan, serinkanlı, sakin. dispassionately (z). tarafsızlıkla, hislerine mağlup olmadan. d... |
| | hack | (i.), (f.), (s.) adi yazılar yazan kalitesiz yazar; (f.) para için adi yazı yazmak; (s.) adi yazıya ait. hack work adi ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | dokuma | fabric. textile. texture. weave. web. weaving. woven.... |
| | değiştirge | parameter.... |
| | geri kafalı | back number. behind the times. reactionary. conservative.... |
| | kızarmak | to turn red. to redden. to blush. to flush. to become flushed. to fry. to be fried. to toast. to be toasted. to roast. t... |
| | tedavül | circulation. circulation.... |
|
|
|
 |
|
 |
|