 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tepefy | (f.) ılık yapmak; ılıklaşmak, ıIımak.... |
| | cinque ports | 13 yüzyılda ingiltere'nin deniz savunmasına yardım etmelerine karşılık kendilerine bazı haklar tanınan Güneydoğu ingilte... |
| | geometrid | i., zool. tırtılları yeri olçer gibi yürüyen birkaç çesit pervane.... |
| | diapason | (i)., (müz). ahenk; bir çalgı veya sesin en ince perdeden en kalın perdeye kadar olan sesleri; iki kollu çelik ses öI... |
| | tannic | s. tanenli.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | namus | honour. good name. rectitude. honesty. honor. honest.... |
| | transfer | The process of copying the media from one source to another For example, transferring your footage from Digital Video to... |
| | öğretmek | teach. instruct. show. enlighten. indoctrinate. initiate. introduce. profess. school.... |
| | semizotu | purslane.... |
| | kafir | infidel.... |
|
|
|
 |
|
 |
|